ORTAKÖY İÇİN

AŞIK EDEBİYATI

ORTAKÖY HALK EDEBİYATI ÜRÜNLERİ
AŞIK EDEBİYATI –TEKKE EDEBİYATI

Murat KÖYMEN


Yöremizde halk şairi Murat Köymen yaşamaktadır. Hayat hikayesini hak aşığı olma yolundaki macerasını kendisi şöyle anlatmaktadır:“hicri 1339 Ortaköy doğumluyum. Tahsilim ilkokul. Orta derece çiftçiyim.1946 yılında askerden geldim .kulağıma bir ses geldi ,duydum . bir zatı muhteremi kulağım işitti, yanına gittim.o şahıs Amasya’nın ,Oloz köyünden üstat yunus tu. 500 sayfalık bir divanı vardı onun. Ondan 37 sene ders aldım . sabahlara kadar yazı yazdım. Zamanı geldi bende başladım yazmaya . Allah’ı , Kuran’ı ,bütün alemi ,insanlığı devamlı anlattı bana. Ondan esinlendim.Yanına İlk Defa Giderken Dedim ki “ Yarabbi Benim gözlerim kör ,kulaklarım sağır ; eğer o gerçek bir hak aşığıysa benim gözlerimin yaşı hiç durmasın” dedim . gittim orada hep ağladım .anladım ki gerçek hak aşığıymış.
Orada bana :
- genç niçin geldin ,gençsin daha dedi.
Bana şu muammayı okudu:
Yaşı on beş yirmide
Zikri fikri değil dilde
Huda sevgisi kalbinde
Onlardır piri Huda

Gel sen diye el eylemiş
Vuslatına davet etmiş
Bizden bir nişan istemiş
Canım kurbana kurbana

Bunu okuduktan sonra ağladı.bende ağladım.hep ağlayarak geçti günlerimiz. 37 sene görüştük. Her ay gittim yanına .o bana şiirlerini okuyodu ,ben de yazıyodum önceleri. Sonra ben şiirlerimde murat ya da Köymen mahlaslarını kullandım. Sonra “yeni dünyaya bakış” adlı kitabım çıktı.”
Murat Köymen’in yeni yazdığı son şiirini ilk örnek olarak vermek istiyorum.

Azdırdım yarayı sarmak istiyor
Tabib bu yarayı görmek istiyor
Hiçbir Tabib merhem,şifa olmadı
Yarayı açanı bulmak istiyor

Kalbime işledi aşkın yarası
Meydanı uzun bulunmaz ovası
Tarif ile bilinmez onun orası
O menzile varmak istiyor

Sönmez bu aşıkların sevdası
Ağırdır sözleri çekilmez nazları
Kudüretten çalınır onların sazları
Bu aşkı vereni bulmak istiyor

Çimde maçinde aradım seni
Uzaklarda arattın aradım seni
Yaraladın sinemi aşık ettin beni
Ahirinde yakıp kül ettin Köymeni

HAYRANIM ZAR EDERİM ÇOBANA
Hayranım Zar Ederim Çobana
Düştü Gönlüm Buna Akıl Ne Desin
Lezzet suyundan,gönül aşkından
Hak nazar edince bilmeyen ne desin

Aşıklar gizlice maşuğun över
Kudret aşkından rahmet yağar
Tanrıya varmak zor imiş meğer
Erince hasret buna ne desin

Bu bir gizli sırdır erenler anlar
Bilmez ise kör sırdan ne anlar
Köre renk tarif et görmez ki gözler
Mayası eşkimisse ona aşık ne desin

Bir kişi kendi kendini bilmeyince
İkilik duvarın yıkıp atmayınca
Hicap perdesin gözden kaldırmayınca
Zahir gözü ile bakan n e desin

Bir insanın hak ile olunca gönlü
Bazı siyah bazı beyazdır bahtı
Murat der neyleyim sarayı tahtı
Gönül sarayı yıkık ise ne desin


İLAHİ ARZUHAL

İlahi umarız ayırma lütfündan
Yarattın bu alemleri künhü varından
Çal yaremize türlü şifandan
Aç yolumuzu hep sana doğru

Medet mürüvet ilahi künhünden
Ayırma canlarımızı kudüretinden
Ne olursa bize yine hep senden
İlet bizleri o kudüreti kapına doğru

Bu günahkar kullarından affını
Bilirim cananımı kesmez lutfunu
Bağışlar hep cümle günahlarımızı
Bağışı bol o yüce varına doğru

İlahi umarız her an daima
Cümle kainat muhtaçtır sana
Dinsin imansız biz kullara
Senden geliriz yine sana doğru

Bizleri şaşırma doğru yoldan
Sürüp çıkarma ulu dergahından
Ayırma visali yüze izzetinden
Götür muradı cümle sevkine doğru

BİRLİKTE İKİLİK OLMAZ

Birlikte iklik olmaz
İkilikte dirlik olmaz
Bir olan ayrı galmaz
Birliğe gel fitne sokma

Yüz sürerek gwl izimize
Geleceksin bir gün sözümüze
Bakamazsın yüzümüze
Birliğe gel fitne sokma

Özünde yatan nusreti kan
O verdi sana ölümsüz can
Canı canana eyler hep asan
Birliğe fitne sokma
Canın cananın şehrinde
İsmin ezel kudret mühründe
Yazmış senikalem levhinde
Birliğe gel fitne sokma

Murat iki demedi o bire
İki diyenler hep yedi sille
Bulamadı hep drdine çare
Birliğe gel fitne sokma.

BENİM SANA YANDIĞIM

Benim sana yandığın
Hakkı sende sandığım
Yolunda yanıp öldüğüm
Sensin yine sevdiğim

Bir yükseğe çıksana
Ordan bana baksana
Hasretime yansana
Diyen sensin sevdiğim

Merhamet et geldim sana
Ucuz pahalı deyip alsana
Beni sinene sarsana
Diyen sensin sevdiğim

Görmedim cihanda sen gibi
Güneşten aydan rengini
Dudu kumru gibi dilini
Diyen sensin sevdiğim

Çağırdın beni gel diye
Yolumda benim öldiye
Açılmış gül gibi sol diye
Diyen sensin sevdiğim

Muradını daim özleyen
Yollarını şimdi gözleyen
Hasretinden hemen ağlayan
Diyen sensin sevdiğim